Tahliye Taahhüdü- Kiracı Olmayan Eşin Yazılı Bildirimi- Bildirimin Zamanının Etkisi Konularına Dair İstinaf Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlıkları/Çelişkileri Giderici Nitelikte Bir Yargıtay Kararı.
Bilindiği üzere;
Yazılı tahliye taahhüdü sebebiyle kiracının tahliyesi için :
* Kiralananın konut veya çatılı iş yeri niteliğinde olması,
* Tahliye taahhüdünün kiracı tarafından verilmesi,
* Tahliye taahhüdünün yazılı olması,
* Tahliye taahhüdünde tahliye tarihinin belirli olması,
* Tahliye taahhüdünün kiralananın kiracıya tesliminden sonra verilmiş olması ile ;
* Kiralananın taahhüt edilen tarihte tahliye edilmemesi halinde tahliye taahhüdünde gösterilen tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurularak takip yapılması veya tahliye davasının açılmış olması gerekir.
Ayrıca; TMK m.194/son uyarınca aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle birlikte ancak bu bildirim sonrası için sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eşin kira sözleşmesinin yüklediği yükümlülüklerden diğer eş ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı belirtildiğine göre bildirim öncesine etkili olarak aile konutu bildirimi sonuç doğurmaz. Zira bu bildirim öncesi kiraya veren lehine oluşan hakların ortadan kaldırılması mümkün değildir. Kural olarak hukuki işlemlerin, sözleşmelerin meşruluğu ile geçerliliği yapıldıkları , ortaya çıktıkları , düzenlendikleri andaki geçerli olan kurallara, şartlara ve duruma göre değerlendirilir. Kanunlarda açıkça geçmişe etkili olacak şekilde bir düzenleme bulunmadığı durumda kazanılmış hakları ortadan kaldırabilecek şekilde uygulama yapılması mümkün değildir.
Ekte konuya dair Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen ve uyuşmazlıkları ve yaratılan çelişkileri giderici nitelikte bir karar sunumaktadır.

Bir yanıt yazın