7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 22 ve Yenilikleri
Aşağıda metni bulunan ve yeni yürürlüğe giren bu madde ile ; Kanun koyucu, geçmişte;kişilere tapu verilmiş olan ve
daha sonra kesinleşen orman kadastrosunda bu yerlerin tamamen veya kısmen Devlet ormanı içinde bırakılması nedeniyle, yıllardır devam eden tapu iptal davalarını ve mülkiyet uyuşmazlıklarını sona erdirmeyi hedeflemektedir.
Kanunun getirdiği başlıca yenilikler:
1. 20 Haziran 2026’dan önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre;
kısmen veya tamamen Devlet ormanı içinde kalan,ancak Hazine adına kayıtlı olmayan,
tapuda gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı taşınmazlar,maliklerin başvurusu ve Orman Genel Müdürlüğünün uygun görmesi halinde bedelsiz olarak mevcut tapularıyla korunabilecektir.Yani artık birçok taşınmaz bakımından;tapu iptal edilmeyecek, Hazine adına geçirilmesi gerekmeyecek,mevcut tapu geçerli sayılacaktır.
2. Başvuru kabul edilirse;tapudaki orman belirtmeleri, orman şerhleri terkin edilecektir.
3. Başvuru yapıldıktan sonra;Hazine aynı taşınmaz hakkında tapu iptal ve tescil davası açamayacaktır.Bu, özellikle yıllardır devam eden orman davaları bakımından çok önemli bir gelişmedir.
4. Ayrıca bu kapsamdaki taşınmazlar hakkında;tapu iptal davası,kadastro davası,
orman davası devam ediyorsa, başvuru yapılınca mahkeme idari başvurunun sonucunu bekleyecektir.
5. Yürürlüğe giren bu maddede açıkça;başvuru sürecinde hak düşürücü sürelerin işlemeyeceği düzenlenmektedir.
6. Bundan başka, Ek 22 yalnızca bundan sonraki işlemleri değil,20 Haziran 2026’dan önce kesinleşmiş orman kadastrolarını kapsamaktadır. Dolayısıyla geçmişte oluşmuş binlerce uyuşmazlık için de bu madde uygulanabilecektir.
Kimler yararlanabilir?
Genel olarak;gerçek kişiler,şirketler,vakıflar,dernekler gibi özel hukuk tüzel kişileri, adına kayıtlı tapular bu kapsamda değerlendirilebilecektir.Yalnız, bunun için kanunda belirtilen şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Uygulamada beklenen sonuçlar:
Bu düzenleme sayesinde;binlerce tapu iptal tescil davasının açılmaması, açılmış davaların büyük kısmının idari başvuruyla çözülebilmesi,vatandaşın tapusunun korunması,Hazine ile vatandaş arasındaki uzun yıllardır süren orman ihtilaflarının önemli ölçüde azalması amaçlanmaktadır.
Ek 22. Madde Metni :
“Ek Madde 22- (Ek:11/6/2026-7584/14 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlardan;
a) Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup halen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli olanlar için malikleri, kadastro tespitleri davalı olanlar için ise davaya taraf olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından idareye başvurulması ve söz konusu başvurunun Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi,
b) Orman Genel Müdürlüğü tarafından resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğunun tespit edilmesi,
hallerinde mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu taşınmazlar hakkında bu Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılır.
Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ancak tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar hakkında taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmamış olması veya taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmışsa yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi hallerinde bu madde uyarınca işlem yapılır. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz edilerek/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilir. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.
İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında kalan taşınmazlardan Orman Genel Müdürlüğünce bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulmayan veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi Hazineye geri ödenmeyen üç hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilebilir.
Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır.
a) Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar orman idaresi veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz, devam eden davalar yönünden bu maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
b) Yapılacak giderler tapu maliklerince Orman Genel Müdürlüğünün hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılır.
c) Mevcut orman izinleri ve yapılan kiralamalar iptal edilmiş sayılır.
ç) Ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılmış her nevi bina ve tesis bulunan yerler bu madde kapsamında değerlendirilmez.
d) Rayiç bedeller, 6292 sayılı Kanun kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce hesaplanır.
e) İade işleminin gerçekleşmesi halinde idarelerden, hiçbir şekilde tazminat ve ecrimisil talep edilemez.
Bu madde hükümleri;
a) Sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile, 26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, mülga 11/6/1945 tarihli ve 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu kapsamında tapuya bağlanmış fakat temlik şartları yerine getirilmemiş, 9/7/1945 tarihli ve 4785 sayılı Kanun kapsamında bedeli ödenerek devletleştirilmiş, mülga 8/2/1937 tarihli ve 3116 sayılı Orman Kanununda mülga 24/3/1950 tarihli ve 5653 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeler kapsamında tevzi edilmiş fakat tapuya bağlanmamış, tapu ve kadastro veya imar mevzuatı kapsamında yapılan çalışmalarda uygulama görememiş eski kayıtlı taşınmazlar ile 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazlarda,
b) 2634 sayılı Kanun kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında kalan, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ve mübadele anlaşmaları kapsamında olan yerler ile bu Kanuna göre belirlenmiş özel statülü orman alanları ile orman rejimine alınan yerlerde bulunan, izin ve irtifak hakkı tesis edildiğinden ifraz edilerek oluşturulan, yanan orman sahalarında bulunan, geometrisi ve arz üzerindeki yeri belli olmayan taşınmazlarda,
uygulanmaz.
Bu madde kapsamında yapılan işlemler sonrasında orman kadastro kayıtları güncellenir.
Bu maddenin uygulanması sonucunda; tapu kayıtları geçerli kabul edilen, ilgililerine iade edilen ve dördüncü fıkra kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilecek taşınmazların alanından az olmamak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek veya orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilir.
Bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından belirlenir.”

Bir yanıt yazın