Yeni Malikin Kiracıya Göndereceği İhtarname Akabinde Bildirimi Takip Eden Kira Yılı İçinde Tahliye Davası Açılmaması; Aradan Yıllar Geçtikten Sonra Bu İhtara Dayanılarak Bitimden İtibaren Dava Açılması Halinde Davanın Reddi Gerekmektedir.

Yeni Malikin Kiracıya Göndereceği İhtarname Akabinde Bildirimi Takip Eden Kira Yılı İçinde Tahliye Davası Açılmaması; Aradan Yıllar Geçtikten Sonra Bu İhtara Dayanılarak Bitimden İtibaren Dava Açılması Halinde Davanın Reddi Gerekmektedir.

Bilindiği üzere,konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir.
İktisap eden yeni malik, ihtarnamesini taşınmazı satın aldığı tarihten itibaren 1 ay içinde gönderip tebliğ ettirmesine rağmen ; takip eden kira yılında davasını açmadığında ve bir kaç yıl sonra sözleşme bitiminden itibaren dava açtığında artık eldeki ihtarın ona dava açma hakkı vereceğinden söz edilemez. Anılan ihtara dayanılamaz.

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/6068
K. 2019/3923
T. 30.4.2019
DAVA : Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalının 01.01.2011 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesine göre kiracı olarak oturduğu taşınmazı, 12.07.2011 tarihinde satın alarak taşınmaza malik olduğunu, 01.08.2011 tarihli ihtar ile ihtiyaç iddiası nedeniyle kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği hususunun davalıya bildirildiği halde davalının kiralananı tahliye etmediğini, dava konusu taşınmaz ile bitişiğinde bulunan kendi kullanımındaki atölyenin birleştirilerek kullanılacağını, taşınmaza ihtiyacı olduğunu belirterek davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. İhtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

Somut olayda; önceki malik ile davalı arasında 01.01.2011 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu hususunda, uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesine dayanarak ihtiyaç sebebi ile tahliye isteminde bulunmuş olup 01.08.2011 tarihinde keşide ettiği, 09.08.2011 tarihinde muhatabınca tebliğ alınan ihtarname ile ihtiyaç iddiası ve tahliye istemini bildirmiş ve 20.01.2015 tarihinde de iş bu davayı açmıştır. Davaya dayanak teşkil eden ihtarnameye göre, bildirimi takip eden 01.01.2012- 01.01.2013 tarihleri arasındaki dönem için tahliye davası açma süresi korunmuş olacağından, davacı bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonu olan 01/01/2013 tarihine kadar dava açabilir. Aksi halde, kiracının sürekli tahliye tehdidi altında bulunacağının kabulü gerekir. Açıklanan bu olgu karşısında, sözü geçen ihtara dayanılarak 20.01.2015 tarihinde süresinden sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda nedenle temyiz olunan kararın HUMK 428 maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 Sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 Sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu gönderiyi paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir